İzmir’in Konak ilçesinde yaşanan ve dikkati çeken bir olayda, 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın, ilaçlama sırasında zehirlenerek yaşamını yitirmesiyle ilgili mahkeme süreci başladı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, saatler içinde elde edilen bulgular ve tanık ifadeleri, olayın ciddiyetini gözler önüne serdi. Duruşmaya katılan sanıklar ve aileler, olayı farklı yönlerden anlatmaya devam ederken, mahkeme heyeti dosyadaki ciddi delillere dayalı olarak kararını veriyor.
İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleştirilen duruşmada, sanıklar Bülent Öz ve Eyüp G. tutuklu bulunuyor. Olayın tanıkları ve mağdur ailesi ise olayın detaylarını anlatmak üzere mahkemede hazır bulundu. Altay bebeğin ailesi, duruşma sırasında oğulları Altay’ın fotoğrafıyla donatılmış tişörtlerle katılım göstererek, çocuklarının trajik kaybını duygu dolu sözlerle dile getirdiler. Mahkeme, olayın yaşandığı apartmanda ilaçlama sırasında neler yaşandığını araştırmak üzere tanıkların ifadesine başvurdu.
Tanıklar, ilaçlama sırasında yaşananları detaylı şekilde anlattı. Bir tanık, ilaçlamaya katılan kişilerin evlere girmeden önce iletişim kurduğunu ve bu sürecin oldukça dikkatli yürütüldüğünü aktarırken, diğer bir tanık ise ilaçlamanın kimin tarafından yapıldığını ve sorumluların olayla ilgisinin ise araştırıldığını belirtti. Mahkeme, sanık Bülent Öz’ün beyanlarına rağmen, olayın sorumluluğu ve ilaçlama sırasında nelerin yaşandığı noktasında belirsizlikler olduğunu vurguladı. Altay bebeğin ailesi ve yakınları ise olayın devlet ve yetkililer açısından da ciddi bir ihmal ve kurallara uyumsuzluk sonucu yaşandığını dile getirdi.
Sanıkların ve tanıkların ifadeleriyle ortaya çıkan olayın ardından, mahkeme heyeti, olayın nasıl geliştiğine dair kapsamlı bir inceleme yaparak, sanıkların suçlamalar kapsamında 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile yargılanmasına karar verdi. Mahkeme, özellikle olayda kullanılan kimyasal maddelerin insan sağlığına tehlike oluşturduğu ve çocuklar üzerinde ciddi riskler barındırdığı tespitini yaptı. Duruşmada, ailelerin öfkesi ve adalet talepleri de dikkat çekti; özellikle bebeğin babası Recep Kınalı, en ağır cezayı talep ederek, “Bizim en temel haklarımız olan annelik ve babalık hakkımızı kim verecek?” diyerek duygularını dile getirdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı derinleştirerek, raporlar ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, kullanılan tarım ilaçlarının normalde yaşam alanlarında kullanılmaması gerektiği ve zehirlenmeye neden olan maddelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirledi. Özellikle, bebeğin ölümünün, ilaçlama sırasında yayılan kimyasal gaz ve maddelerden kaynaklandığı tespit edildi. Mahkeme, olayın benzer örneklerin tekrar yaşanmaması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sanıkların tutukluluk halleri ve yargılamanın seyrine ilişkin kararını verdi. Ayrıca, olayın tekrar edilmesini engelleyici ve önleyici tedbirlerin alınması konusunda da çalışmaların sürdürüldüğü bildirildi.
